MACAR Atasözü:
Bu madde http://www.ozluveguzelsozler.com adresine
taşınmıştır. Lütfen yeni adresimize
bakınız. Teşekkür ederiz.
*********************************
MARRIOT, J. Willard:
Bu madde http://www.ozluveguzelsozler.com adresine
taşınmıştır. Lütfen yeni adresimize
bakınız. Teşekkür ederiz.
*********************************
MAUGHAM, Somerset:
Bu madde http://www.ozluveguzelsozler.com adresine
taşınmıştır. Lütfen yeni adresimize
bakınız. Teşekkür ederiz.
*********************************
MAUROIS, Andre:
Bu madde http://www.ozluveguzelsozler.com adresine
taşınmıştır. Lütfen yeni adresimize
bakınız. Teşekkür ederiz.
*********************************
MELVILLE, Herman:
Herşeyi denerim; ama yapabildiklerimi
yaparım.
*********************************
METE
Han:
Nerede bir Türk varsa, orayı kalbinden seveceksin.
*********************************
MEVLANA:
Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide; şahidin yoksa davayı
kazanamazsın ki...
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol...
Cömertlik ve yardım
etmede akarsu gibi ol...
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol...
Hoşgörüde deniz gibi ol... Şefkat ve merhamette güneş gibi ol... Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak
gibi ol... Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol...
Bir mum diğer
bir mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez.
Bugün üstüne bastığın
çimenler, yarın toprağının üzerinde bitecek.
Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım!
Ey
insan..! Edep nedir diye arar, sorarsan eğer; Bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül
gösterebilmektir.
Göz sevdiğini, gördüğünü
yitirebilir. Can gözüyse gördüğünü daima görür.
Güzel yüz aynaya aşıktır.
İnsanlar bir kırmızı
gül peşinde koşarken ayakları altında ezilen papatyaları görmezler!
Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.
Kör cehalet çirkefleştirir insanları, Suskunluğum
asaletimdendir, Her lafa verecek bi cevabım var. Lakin bir lafa bakarım, laf mı diye, Bir de söyleyene
bakarım, adam mı diye..
Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde
şaşılacak bir şey yok,
şaşılacak olan odur ki; bu kuzu, kurda gönül bağlamış, aşık olmuştur!
Ne kadar bilirsen bil, anlatabildiklerin karşındakinin anlayabileceği
kadardır.
Nice insanlar gördüm üstlerinde elbise yok, nice elbiseler
gördüm içlerinde insan yok.
Şu dünya’yı dolaştım; giymedim başıma
taç, ne zengini tok gördüm ne fakiri aç...
Tenini
besleyip geliştirmeye bakma, çünkü o sonunda toprağa verilecek bir kurbandır. Sen gönlünü beslemeye bak..!
Yücelere gidecek, şereflenecek odur.
*********************************
MILLER, Arthur:
Kurbağayı koltuğa oturtsan,
o yine çamura atlar.
*********************************
MOHAWK Kabilesi:
Doğum yapan herşey dişidir.
Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları
zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır.
Unutmayın
çocuklarınız sizin değildir. Onları yaratıcıdan ödünç aldınız.
*********************************
MOLIERE, Jean Baptiste Poquelin de:
İnsanı hayvanlardan ayıran
temel nitelik akıldan çok duygularıdır.
İnsani değerler ancak hissetme, sevgi ve nefret gibi
duygusal edimlerle anlaşılabilecek şeylerdir.
İnsani gelişimin temel koşulu,
başkasının sevgisiyle kendini onaylanmış hissetmektir.
Yalnız yaptıklarımızdan
değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.
*********************************
MONTAIGNE, Michel Eyquem de:
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım
edemez.
Hergün birbirini görmenin tadı
başka, ayrılıp kavuşmanın tadı başka.
İyiliğin
bilgisine sahip olmayana bütün diğer bilgiler zarar verir.
*********************************
MONTESQIEU, Charles de:
Dalkavukluğun sağladığı
çıkar, dürüstlüğün sağladığı faydadan daha fazla olursa o ülke batar.
*********************************
MONTHERLANT, Henry Marie Joseph Frederic Expedite Millon de:
Daha dün bütün ihtişamı ile orada iken, bugün ararız yerinde yeller eser.
Kadınlar her zaman bekler; bir yaşa kadar umutla, ondan sonra umutsuzca...
Montherlant, Henry de
(20 Nisan 1895-21 Eylül 1972): Fransız yazarı. Birinci Dünya Savaşı’nda yaralanıp savaş anılarını
anlattığı “Le Songe” (Düş/1922), adlı kitabıyla
büyük ün kazanan Henry de Montherlant Kuzey Afrika, İspanya ve İtalya’ya yolculuklar yaptı. Peşpeşe
romanlar, oyunlar ve denemeler yayınlayıp gözleri görmemeye başlayınca intihar etti. Başlıca
yapıtları arasında “Bekarlar” (Les Ceîibataires-Roman/1935),
“Service Inutile” (Yararsız Görev-Denemeler/1935), “Genç Kızlar” (Les Jeunes Filles-Roman/1936), “Kadınlara
Acıyın” (Pitie pour les Femmes-Roman/1936), “İyilik
Şeytanı” (Le Demon du Bien-Roman/1937), “Cüzzamlı Kadınlar”
(Les Iepreuses-Roman/1939). “Ölü Kraliçe” (La Reine Morte-Oyun/1942),
“Santiago Şövalyesi” (Le Maître de Santiago-Oyun/1948), “Malatesta” (Oyun/1950), “Mais Aimons-nous Ceux Que Nous
Aimons” (Ama Sevdiklerimizi Seviyor muyuz?-Roman) sayılabilir.
*********************************
MOORHEAD, J. Keith:
Hiç kimse başarı merdivenine
elleri cebinde tırmanmamıştır.
*********************************
MUNTHE, Axel:
Başarının dört şartı;
bilmek, istemek, cesaret etmek ve susmak.
*********************************
MURPHY:
Doğruysan kimse hatırlamaz, yanlışsan
kimse unutmaz.
Oyunu kaybederseniz kuralı değiştirin.
*********************************
MUSSOLINI, Benito:
İtalya’nın
faşist diktatörü Mussolini bir konuşmasında kimi ülkeleri tehdit eder. Tehdit edilen ülkeler arasında
Türkiye’nin de bulunduğu yorumu yapılır. Atatürk döneminde buna en anlamlı yanıt verilir. Aldığı
sert yanıt karşısında faşist diktatör Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükelçisine özür dilercesine
özetle şöyle der:
- Benim konuşmamda sözünü ettiğim
ülkeler arasında Türkiye yoktu ve olamazdı. Çünkü ben Avrupalı olmayan kimi ülkelerden söz ettim. Oysa Türkiye
bir Avrupa ülkesidir. Ben nasıl Türkiye’yi kastetmiş olabilirim ki!..
Atatürk’ün yoksul, ama onurlu Türkiye’sine Batılı devlet adamları hayranlık duymaktadır.
Mussolini bile o zamanın Türkiye’sini “Avrupalı” saymaktadır.
*********************************
MÜEZZİNOĞLU, Tanju:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti Türk halkının yıllardır süren emek ve fedakarlığı sonucunda var edilmiştir.
Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.
Millet olgusunda soy, şecere aranmaz. Çünkü millet kültür, örf-adet, gelenek-görenekler
sonucunda kollektif şuura ulaşır ve millet olma olgusunun gereklerini yerine getirir.
|